Ayn Rand ve Objektivizm

Lisans eğitimi yıllarımdan sevgili hocam Prof.Turan Yay’ın tavsiye etmiş olduğu ve özetinde uzunca bir süre göz gezdirdiğim Objektivizmin babası Ayn Rand’ın 1,100 sayfalık eseri “Atlas Silkindi-Atlas Shrugged” Plato Film yayıncılık tarafından yeniden basılarak okuyuculara sunulmuş.Çılgın kurgu kısımları (Project X ve F, Galt’ın motoru, ultra rearden metali gibi) ve sosyo ekonomik modellere hem bireysel hem toplumsal, hem mikro hem makro gözlüğüyle bakan bir yapıt. Yüzleşme ve sorgulama olgularına yapılan atıflar tekrar tekrar düşündürtüyor.Kaçırmayın derim..

“Karşımda iki arkadaş grubu var. Bir derenin kıyısında oturuyorlar. Şimdi birbirlerine düşmanlar. Ellerindeki taşları öfke ve nefretle sıkarak birbirleriyle konuşuyorlar. Ben iki grubun tam ortasında oturuyorum. Havadaki gerilimin fotoğrafını çekiyorum. Derenin sesine biraz uzakta. Fabrikanın grev davulu karışıyor. İki grup da sendikanın yönetimini ele geçirmek istiyor. Konuşmalardaki sessiz gerilim solcu bir sokak tiyatrosundan gelen tiradla kesiliyor. Tiyatrocun sözlerine iki grup da hak verip, kaldıkları yerden düşmanlığa devam ediyorlar. Bir polis helikopteri fabrikanın üstünden dereye doğru daireler çizerek üzerimizde dolanıyor. Ben sendikanın gazetesini çıkarıyorum, grevin fotoğraflarını çekiyorum.

Eski arkadaşlar şimdi birbirlerine nefretle bakıyor. 5-6 kişilik gruplarıyla ellerinin içine aldıkları taşları birazdan çıkacak kavga için hazırlıyorlar. Ceketlerini açıp silahlarını gösteriyorlar. Konuşma devam ediyor ve birbirlerine aynı şeyi söylüyorlar: “Burdan Gidin, Bu Fabrika Bizim.” Bir halk ozanı lafı alıp “bu fabrika bizim” diye kötü bir mikrofona bağırıyor. İşçiler türküye katılıyorlar. Bir jandarma aracı gelip duruyor. Komutan etrafa bakıp, “Bu Fabrika Esas Bizim” diyor. Bir emekçi ressam “Benim İşçilerim” adlı sergisini açıyor. Sokak tiyatrosunun oyuncuları resimleri çok beğeniyor. Havadaki gerilim devam ediyor. Maliye Bakanlığı’ndan grup bu fabrikadan daha fazla vergi almak için minibüsten iniyor. Onlar da bu fabrika kendilerine ait olduğunu düşünüyor. Aynı anda derenin kenarında kavga çıkıyor. Eski arkadaşlar Fabrika Bizim diye kavga ediyor, birbirlerini dövüyor. Kanları derenin suyuna karışıyor…

4 gün sonra fotoğraf makinemin kapağını grev çadırında bulma umuduyla fabrikaya gidiyor Fabrikanın sahibi olduğunu iddia eden grevciler, sendikacılar, maliyeciler, jandarma tiyatrocular, ressamlar, türkücüler, polisler, solcu üniversiteliler, gazeteciler… Hiçbiri ortada yoktu. Derenin sesinden başka hiçbir ses duyulmuyordu. Rüzgarın sesi yerdeki gazete parçalarının üzerinden geçip derenin sesine karışıyordu. Dört gün önceki grevin davul zurnasından, polisin helikopterinden, maliyenin minibüsünden, sokak tiyatrocular haykırışlarından, işçilerin heyecanlı sloganlarından, sendika için kavga eden arkadaşların çığlıklarından geriye kocaman, ağır ve derin bir sessizlik kalmıştı. Kafamı kaldırıp sessiz nedenini anlamaya çalışıyorum. Bana herkesin nereye gittiğini, bütün bu insanların nasıl olduğunu, bu ölüm sessizliğinin nedenini söyleyecek birini arıyorum, kimseyi göremiyorum. Fabrikanın kapısında asılı duran bir küçük levhadan başka. Yorgun, sessiz bir küçük levha küçük yazı, bir küçük kelime. Hayatımın bütün sorularının cevabı. Fabrikanın sahibi esas girişteki büyük kapıya bir tek söz yazıp çekip gitmişti… Kapalı
Atlas Silkindi bütün üreticilerın Kapalı levhasını asıp gittikleri günü anlatıyor. Bütün yapan edenlerin, kendisi için çalışıp farkında olmadan bizlere hizmet eden bütün benlerin gittikleri gün bizlerin, yani şikayet edenlerin şikayet edecek kimseyi bulamadığı o korkunç günü gösteriyor. Bizlerin beni nasıl sömürdüğünü resmediyor. Kitabı okurken karar vereceksiniz. Yapan edenlerden misiniz, yoksa şikayet edenlerden mi? Eğer şikayet edenlerdenseniz kitabı okumayın, utanırsınız!”
(Tanıtım Yazısından)



Yazıyı okuduğunuz için teşekkürler. Şimdi yorum yazabilir Yorumu Oku (1) veya Takip edebilirsiniz.

Yazı Bilgisi

Bu yazı şu tarihte yazıldı: Perşembe, Temmuz 26th, 2007 ve kategorisi: Kitap.

Bu yazıya yapılan yorumları takip için:Yorum Takibi. Yorum yazmak için Yorum Yaz, veya Takip Et.



Bir önceki yazı: E-iş ve istatistikleri »
Sonraki Yazı Cashback »

Daha Fazla

İlgili Okuma:

Bir yorumAyn Rand ve Objektivizm

  • 1
    Çağla
    Ocak 16th, 2008 16:34

    Bu kitap cidden çok etkileci.. Film oluyormuş duyduğuma göre,duyduklarımın doğru olup olmadığı araştırırken bu yazıyı görmem ve yorum yazmam hoş oldu :) Başlarda isimler, o isimlerin karakterleri yaşayış tarzları hayata bakışları, gergin anlardaki yüz ifadeleri derken insan kendini çok başka bir dünyada buluyor daha sonra o dünyanın gerçekliğine ayak uyduruyor. Bakalım o yüz ifadeleri (duyumlarım dogruysa tabii) beyaz perdede nasıl canlanacak.. sevgilerle :)



Yorum Yaz

Not: Konu hakkında her türlü fikir ve yorumunuz onaya düşerek yayınlanacaktır.