Arşiv: 'Sinema' Kategorisi

Beyoğlu Sineması

Her mevsimin pasajıdır Halep..Ses Tiyatrosu’nın kırmızı koltukları ve eşsiz akustiğini anımsatır her aklıma gelişinde..birde Beyoğlu Sineması’nı..Web getirdiği iyiliklerin yanında bazı kötülükleride getirdi beraberinde. Hollywood filmlerini önemsemiyorum ama Avrupa sinemasının ve bağımsız sinemacıların sanat kaygılı filmlerin kolayca indirilebilir oldu web’den. Kimse ziyaret etmez oldu Beyoğlu Sineması’nı..Fon bulunamadığı için kapanmak üzereymiş..üzücü..
 http://www.ntvmsnbc.com/news/453201.asp
 

Star Wars

Çocukluğumuzun kahramanları şimdi ne yapıyorlar?
Star Wars aktör ve aktrislerinin şimdi nerede oldukları ve ne yaptıkları hakkında özet bilgiler fotoğraflar eşliğinde verilmiş:
Buradan

Pathology

“Ekonomik krizlerden etkilenmeyen tek işe sahibiz, insanlar sürekli ölmeye devam ediyorlar !” Bu replik dışında akılda kalıcı bir özelliği olmayan vasat bir filmdi Pataloji. Who’s the boss ‘ın minik ev kızı Alyssa Milano’yuda harcayan üçüncü sınıf bir gerilim filmi. İzleyip vakit kaybetmeyin. Sonra benim gibi nerede o Flatliners demeyin…

In Bruges

“Bana elinde şişeyle yaklaşan herkesi yumruklama hakkına sahibim!”. son dönemlerde izlediğim en dağınık film diyebilirim “In Bruges” için..Oyunculuğunu beğenmediğim Colin Farrell’in başrolde olmasına rağmen imdb de iyi not almasını göz önüne alıp geceyarısı yarı kapalı gözlerle izledim. Hollywood zırvalarından zaman zaman Hollywood yapımcıları bile sıkılabilyor. Avrupa’ya uğrayıp altenatif bir film çekmek kan yapıyor bazı yönetmenler […]

Filmlerin vurucu diyalogları 1

Bu seferki Good Will Hunting ‘den
M.I.T hademesi Will’iin en yakın arkadaşını asıldığı kızın yanında rezil etmeye çalışan bir ukala öğrenci ile diyaloğu:

CLARK
There’s no problem. I was just hoping
you could give me some insight into
the evolution of the market economy
in the early colonies. My contention
is that prior to the Revolutionary
War the economic modalities especially
of […]

Tersine dalgalanan bayrak : in the valley of elah

Ölen ilk oğlunun ardından ikincisininde asker olmasına izin veren bir babanın dramında usta aktör Tommy Lee Jones senaryonun gölgesinde abartılı bulduğum bir oyunculuk sergilesede Charlize Theron dedektif rolüyle tam anlamıyla döktürmüş. ABD’nin Ortadoğu’da izledği külliyen yanlış işgal poliikasına asker bir babanın kaybolan oğlunu ararken yaşadıkları çerçevesinden bir bakış. Asker psikolojisinin ölmeye ve öldürmeye alışmışlığı üzerine […]

Gerçeği duymak : Music Within

Kişisel tercihi ile gereksiz bir savaşın gazisi olmuş, duyma yetisini kaybetmiş ve eve dönüşünde hayatına bir anlam katabilmek ve faydalı olmak için yaşayan bir karakter. Tesadüfen tanıştığı üstün esprili engelli dahi ile çok sağlam bir dostluk kuran adamın hikayesi. Bana gerçek dostluk böyle birşey olmalı dedirten bir ilişki..Music Within uzun zamandır izlediğim en iyi filmlerden […]

The Love Guru

Mike Myers’ın son bombası..Bu arada Justin bu işi öğreniyor galiba…

Bana geri dön: Atonement / Kefaret

Belli belirisiz bir sesti ana karakterin bitmiş daha doğrusu bir çocuğun ifadesi sonucunda bitirilmiş hayatı süresince duyduğu ve yaşam savaşında ayakta kalmasını sağlayan şey. “Bana geri dön” . Bir yazar yaşadığı ve hayatının kalanını etkileyecek olan bir ispiyon ifadesini canlı tutmuş ve sayfalara işlemişti. Atonement filmi bunu çarpıcı ve vasat olmayan bir kurgu içinde anlatıyor. […]

Awake : Anestezi

Uyanık olmak ve “uyanık” olmak arasındaki ironi. Kişinin etrafında kendini inandırdığın şeylerin gerçek olup olmadığı gibi bir soru işaretini beraberinde getirmesi…Paranoya ve gerçek arasında Sam ve Clay’in ilişkisi paralelindekii ince çizgi.. Babasından daha iyi olduğunu annesine kabul ettirmeye çalışan genç bir işadamı ve aşık olduğu kadın. Film Türkçe’ye Anestezi olarak çevrilmiş. Sorgulanan gerçek kalp hastası […]

Sayfalar (2): [1] 2 »