Kullanan/ kullandıran yada kıllanan olmak arasındaki ince çizgi

Kişisel deneyimlerimim çerçevesinde Amerika’lılar ile karşıılaştırıldığında genel olarak Türk insanının daha çalışkan olduğunu söyleyebliirim. Ancak Avrupa’lılara gore daha az sistematik ve çözüm odaksız çalışıyoruz. En başta ekonomiyi ve trafikte kaybolan saatlerinizi düşünün.. Kabalcı’da ayaküstü Forbes dergisinin son sayısına göz atarken klasik kapital geyiklerinden olan dünyanın milyarderleri listesinde Zuckerberg’in sırıtkan ifadesini bir kez daha gördüm. Bu ifadenin altına yatan her nedense facebook un başarısı değilmiş gibi geliyor bana..İnceden bir sinsilik seziyorum o çilli bakışlarda. %80’i magazinsel yaklaşımdan ibaret yerel basında ”Amerikan genci voliyi vurdu”, “Garajdan saraya” tadında haberleri son yıllarda sıkça görüyoruz. Web geliştirme ve teknolojileri üzerine had safhada meraklı biri olarak Türkiye’de web konusunu uzun zamanıdır inceliyorum. Yazılımcı ve geliştrici çekirdek bir kadroyu hariç tutmam gerekirse Türkiye’de internet insanlara bir kaç grubun enformasyon dışı ticarret aktiviteleri ve salt “eğlence” anlayışı dışında birşey ifade etmiyor. Bu paralelde incelediğim BKM verilerinde e-ticaret hacminin bu kadar artmış olmasına şaşırmadım. Sadece fikirsel olarak değil fiziksel olarakta tüketim toplumu haline gelmek, gündemi bol olan ve hergün değişen bir toplum için doğal bir sonuçtu. Forbes’ın listesinde yer alan ve dünya çapında milyarderler yaratan web çalışmalarına bakınca bir detay! ilgimi çekti. Facebook’un müşteri portföyünde ikinci sırayı Türkler alıyordu. Youtube ve Myspace gibi fenomenler içinde aynı durumun geçerli olması şaşırtıcı bir sonuç değil. Hiçbir listede fikirsel üretim bazında yer almayan insanımız zamanının çoğunu net denizinde bu tip popüler oltalara takılarak tüketmeye devam ediyor. Yakın zamanda listleler konusu ile ilgili olarak bir karşılaştığım bir diğer haber üniversiteler ile ilgiliydi. Newsweek sağlam bir araştırma yaparak dünyanın ilk 500 üniversitesinin listesini yapmıştı. İstanbul, İTÜ, Bilkent, Sabancı ve Çukurova üniversiteleri dışında Türkiye’den başka bir üniversite listede yer almıyordu. Peki listeleme konuları üzerine çalışan bu kadar kurum ve kişi olduğuna göre bu araştırma neyi ifade ediyordu? Liste ne demekti? Herşey için liste yapmak gereklimiydi? Bu listelerle uğraşanlar aylak bilimadamları topluluğumuydu? Bu listelerden bahsedenler bu gruba giriyormuydu? gibi sorular kafamın bir köşesinde dolaşıyor…
Yazıyı okuduğunuz için teşekkürler. Şimdi yorum yazabilir Yorum Bırakabilir (0) veya Takip edebilirsiniz.
Yazı Bilgisi
Bu yazı şu tarihte yazıldı: Perşembe, Mart 13th, 2008 ve kategorisi: İş Dünyası, Ekonomi, Genel, Bilgisayar.Bu yazıya yapılan yorumları takip için:Yorum Takibi. Yorum Bırakabilirsiniz.
Bir önceki yazı: Symantec Online Virüs Tespitörü (Tespaytör diye okunur) »
Sonraki Yazı Hakia hk. »

