Efsane yönetici Jeff Bezos çalkantı halindeki ABD ekonomisinden etkilemeyen ve toplam gelirini 4 küsür milyar dolar olarak açıklayan şirketi Amazon için bir betimleme yapmış : ” petrol fiyatları çok artığı için insanlar artık oturdukları yerden alışveriş yaparak ulaşım masraflarına sıfıra indirmek istiyor”
Enflasyon artışının tüketimi tetiklemesi ekonomi için enteresan bir çelişki.
Chip dergisinde rastladığım entersean bir yazıda Google’ın street view servisi için kullandığı aracın ilginç fotolarına rastladım. Kullandıkları bu servis sebebiyle Canavar a bir çok kez dava açılmıştı.
Coldplay ‘ın yeni albümü Viva La Vida ‘yı dinliyorum bir süredir..Cemeteries of London tam olarak Steven Wilson etkisi taşıyan bir parça olmuş, albüme adını veren Viva La Vida marş tadında güzel bir parça..Coldplay özellikle vokal satırlarını güzel besteliyor. Teknik kaliteye fazla ihtiyaç duymadan dertlerini güzel anlatabiliyorlar..İstanbul konseri ile ilgili olarak ise halen resmi bir açıklama yok..şehir efsanesi olduğunu düşünmeye başladım..
TV izlemeyi sevmiyorum (evet evet sadece caz dinleyip belgesel izliyorum ) zira dün gece uzun zamandan sonra keyifli bir söyleişye denk geldim. Ülke adlı kanalda daha önce adını duymadığım bir bilim insanını; Taşkın Tuna ‘yı tanımış oldum. Uzay ile ilişkili kavramlarına verdiği misaller çok ilgimi çekti. Günlük iş temposu ve yaşam koşuşturması içinde kafamızı kaldırıp kaçımız gökyüzüne bakıyoruz diye düşündüm. Sürekli genleşen ve algı ötesi olan uzayı keşfetmek için yapılan çalışmalardan gündem delisi yapılmaya çalışılan bizler haberdar değildik.
Beğendiğimiz bir filme adını vermiş olan Event Horizon gerçeğinin ne olduğunu , kara deliklerin aslında saniyede bir milyar kez dönen kütleler olup bu hızla kendi ışığı da dahil olmak üzere etrafındaki herşeyi silip süpürdüğünü ve Big Bang hakkında Hawking’in ipuçlarını öğrenmiş oldum. Ayrıca Tuna’nın verdiği örnekler içinde özellikle Tarıık Suresi ( Târıkın ne olduğunu bilirmisin sen? O karanlığı delen yıldızdır) üzerinden verdiği örnek eşsizdi. Finalde ise Yahya Kemal Beyatlı’nın en ünlü şiiri Dönülmez Akşamın Ufku ‘nun aslında uzaya atıfta bulunan bir eser olduğunu anlatması fantastik bir bilim kurgu tadı verdi. Böyle insanları tanımak ve tanıtmak arasıra bunalmış kafaları gökyüzüne kaldırmak gerek.
Gecenin bir vakti VH 1 de tesadüfen duyarak ekrana baktığım ve soyut mizahi yaklaşımı ile beni feci eğlendiren bir parçaya denk geldim . The Pyramids grubunun “Hunch your body, love somebody” isimli şarkısının klibi..çok eğlenceli..
Her mevsimin pasajıdır Halep..Ses Tiyatrosu’nın kırmızı koltukları ve eşsiz akustiğini anımsatır her aklıma gelişinde..birde Beyoğlu Sineması’nı..Web getirdiği iyiliklerin yanında bazı kötülükleride getirdi beraberinde. Hollywood filmlerini önemsemiyorum ama Avrupa sinemasının ve bağımsız sinemacıların sanat kaygılı filmlerin kolayca indirilebilir oldu web’den. Kimse ziyaret etmez oldu Beyoğlu Sineması’nı..Fon bulunamadığı için kapanmak üzereymiş..üzücü..
Maliye Bakanlığı 1 Temmuz’dan itibaren geçerli olmak üzere fotoğraf makinası alımlarına %20 ‘lik bir Özel Tüketim Vergisi getirdi. Bu verginin getirilmesindeki amaç ise İstanbul’un 2010 kültür başkenti seçilebilmesiymiş ! http://www.fotografimadokunma.com/ sitesi imzalarımızı bekliyor hemen katılalım.
“Ekonomik krizlerden etkilenmeyen tek işe sahibiz, insanlar sürekli ölmeye devam ediyorlar !” Bu replik dışında akılda kalıcı bir özelliği olmayan vasat bir filmdi Pataloji. Who’s the boss ‘ın minik ev kızı Alyssa Milano’yuda harcayan üçüncü sınıf bir gerilim filmi. İzleyip vakit kaybetmeyin. Sonra benim gibi nerede o Flatliners demeyin…